Kadıköy, tarihi ve kültürel bakımdan zengin kaynaklara sahip İstanbul’un en önemli kültür ve turizm merkezlerinden. Yüzlerce yıllık köşkleri, tarihi camileri, eşsiz sahili ve çarşılarıyla turistleri adeta büyüleyen bir semt. Her geçen gün yeni açılan eğlence mekanları, restoranları ve mağazalarıyla İstanbul’un en uzun caddelerinden biri olan Bağdat Caddesi, tüm bu potansiyeli sayesinde yerli ve yabancı pek çok turistin de uğrak noktası haline geliyor. Bu yönüyle Bağdat Caddesi, eski günlerine daha da görkemli bir dönüşün sinyallerini fazlasıyla veriyor ve yüksek bir turizm ve yatırım potansiyeli oluşturuyor.
Tarih ve sanat ile birlikte, yemek ve kültür arasındaki ilişkiyi destekleyen yönüyle gastronominin de turizmin en önemli taşıyıcı kollarından birisi olduğu anlayışıyla The Rua Suadiye, hem menüsü hem de mimarisiyle Bağdat Caddesi’ne gelen herkesin aklına gelecek ilk buluşma noktası olmaya adaydı.
The Rua, sofraların insanları bir araya getiren geleneksel gücünden ilham alarak “birliktelik” temasından yola çıktı. Bu birliktelik duygusuyla bulunduğu segmentte, sunduğu tüm hizmet olanaklarıyla hem istihdamı hem de turizmi destekleyecek ortak bir değer yaratmayı amaçladı.
The Rua, bu birliktelik misyonuyla, Akdeniz’de komşumuz sayılan dünyaca ünlü Yunan ve İspanyol mutfaklarından aldığı ilhamı, kendi eşsiz kültürümüzle harmanlayıp menüsüne yansıttı. Böylece, dünya mutfağının özenle seçilmiş tatlarından oluşan ve her damağa uyacak lezzetleri, kültürümüze özgü dokunuşlarla konuklarına sunarak, dünya insanlarını bir mekânda birbirine yakınlaştırabilme ve kültürümüz içindeki bağları kuvvetlendirme amacına hizmet etmeyi hedefledi.

